Metinde, devletlerin uluslararası ilişkilerinde 'dostluk ve müttefiklik' yerine 'karşılıklı menfaatlerin' esas alındığı belirtilmektedir. Bu bağlamda, Almanya'nın NATO müttefiki olan Türkiye'yi dinlemesi iddiası, uluslararası ilişkiler teorileri açısından nasıl açıklanabilir?
Bu durum, uluslararası ilişkilerdeki 'Realizm' teorisiyle açıklanabilir. Realist teoriye göre, uluslararası sistem anarşiktir (merkezi bir otorite yoktur) ve devletler, varlıklarını sürdürmek ve ulusal çıkarlarını maksimize etmek için güç peşinde koşan rasyonel aktörlerdir. Bu teoriye göre, 'dostluk' veya 'ittifak' gibi kavramlar, kalıcı değil, geçici ve çıkara dayalıdır. Bir devlet, müttefiki dahi olsa, kendi ulusal güvenliği veya ekonomik çıkarları için gerekli gördüğünde, casusluk veya dinleme gibi faaliyetlere başvurabilir. Metindeki 'Devletlerin ilişkileri dostluk ve müttefiklikle yürümez. Uluslararası alanda... güçlünün hukuku vardır' ifadesi, realist paradigmanın temel varsayımlarını yansıtmaktadır. Dolayısıyla, Almanya'nın eylemi (eğer iddia doğruysa), müttefiklik ilişkisine rağmen kendi ulusal çıkarlarını (enerji güvenliği, terörle mücadele, bölgesel politikalar vb.) koruma ve avantaj elde etme güdüsüyle açıklanabilir.