Mala zarar verme suçundan yargılanan bir sanığın, eylemini 'mülkiyet hakkını korumak' amacıyla gerçekleştirdiğini savunması, TCK m. 26 kapsamında nasıl değerlendirilir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımına bir örnek veriniz.
Bu savunma, TCK m. 26 kapsamında 'hakkın kullanılması' olarak kabul edilebilir, ancak bunun için eylemin orantılı olması ve hakkın sınırları içinde kalması gerekir. Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin E:2016/7883 sayılı kararında, komşusunun kendi arazisine diktiği beton direkleri söken sanık hakkında bu ilke uygulanmıştır. Sanık, sadece 'kendi arazisine' tecavüz eden direkleri sökmüştür. Bu eylem, mülkiyet hakkını korumaya yönelik, orantılı bir müdahale olarak görülmüştür. Yargıtay, sanığın eyleminin TCK m. 26/1 kapsamında bir hukuka uygunluk nedeni oluşturduğunu ve bu nedenle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ancak, eğer sanık kendi arazisindeki direklerle yetinmeyip komşunun arazisindeki diğer direklere de zarar verseydi, eylem orantılılık ilkesini aşacağı için hakkın kullanılması olarak kabul edilmeyecekti.