HMK m. 171 uyarınca usulüne uygun bir isticvap davetiyesi tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmeyen davalının, dava konusu iddiaları ikrar etmiş sayılması, mahkemenin davayı başkaca bir delil araştırmadan kabul etmesi için yeterli midir?
Kural olarak evet, yeterlidir. HMK m. 171/2'nin amacı, taraflardan birinin yargılamayı sürüncemede bırakmasını engellemek ve isticvaptan kaçınmasını hukuki bir sonuca bağlamaktır. Usulüne uygun bir davetiye ile çağrılan ve mazeretsiz olarak gelmeyen tarafın, davetiyede belirtilen vakıaları ikrar etmiş sayılması, bu vakıaların artık 'çekişmeli olmaktan çıktığı' anlamına gelir (HMK m. 187/2). Çekişmeli olmayan vakıaların ispatı gerekmez (HMK m. 187/1). Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin E:2015/11329 sayılı kararında da, davalının gelmemesi nedeniyle iddiaların ikrar edilmiş sayıldığı kabulüyle karar verildiği anlaşılmaktadır (karar usulsüz tebligat nedeniyle bozulmuştur). Dolayısıyla, eğer davanın çözümü tamamen isticvap konusu vakıalara bağlıysa, mahkeme başkaca bir delil araştırmadan, bu yasal ikrar karinesine dayanarak davayı kabul edebilir. Ancak, hakim dosyada mevcut diğer delillerle bağlı olduğundan, bu ikrarın aksini ispatlayan kesin bir delil varsa (örneğin bir mahkeme ilamı), bu delili de değerlendirmek zorundadır.