Ticari amaç taşımayan ve değeri 15.000 ABD Doları sınırını aşan ziynet eşyasının yurda sokulurken beyan edilmemesi eylemi, Yargıtay tarafından hangi kanuni düzenlemeye aykırılık olarak kabul edilmektedir ve bu eylemin ticari mahiyette olup olmamasının suçun oluşumuna etkisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #173322

Bu eylem, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkındaki Kanun'a dayanılarak çıkarılan 32 sayılı Karar'ın ilgili hükümlerine aykırılık olarak kabul edilmektedir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin K.2016/8234 sayılı kararında, sanıklarda yakalanan 1.040 gram ziynet eşyasının 'işlenmiş altın' olarak kabul edildiği ve 32 sayılı Karar'ın 7-c maddesindeki 15.000 ABD Doları sınırını aştığı belirtilmiştir. Eşyanın 'ticari mahiyette' olması, suçun kast unsurunu ve ciddiyetini artıran bir faktördür. Kararda, beyan harici yurda sokulurken yakalanan eşyanın 'cins ve nitelik itibariyle ticari mahiyette olduğu gözetilmeden' beraat kararı verilmesi bozma nedeni sayılmıştır. Bu, değer sınırının aşılmasının yanı sıra, eşyanın miktar ve çeşitliliğinin kişisel kullanım amacını aşıp ticari bir amaç taşıdığının değerlendirilmesinin de suçun nitelendirilmesinde önemli olduğunu göstermektedir.