Gizli tanık dinlenirken, sanık ve müdafiinin CMK m. 201'deki 'doğrudan soru sorma' hakkının kısıtlanması ile tanığa CMK m. 54 uyarınca yemin verdirilmemesi, Yargıtay tarafından nasıl değerlendirilmektedir?
Yargıtay, her iki durumu da ciddi usul ihlalleri ve mutlak bozma nedeni olarak değerlendirmektedir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin E:2015/3430, K:2015/4775 sayılı kararında bu iki ihlal bir arada ele alınmıştır: 1. Soru Sorma Hakkının Kısıtlanması: Gizli tanık, sanık ve müdafiinin yokluğunda dinlenerek onlara soru sorma imkanı tanınmaması, 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu'na ve CMK m. 201'e aykırıdır. Bu durum, AİHS m. 6'da güvence altına alınan 'çelişmeli yargılama' ve 'silahların eşitliği' ilkelerini ihlal eden, savunma hakkının esaslı bir şekilde kısıtlanmasıdır. 2. Yemin Verdirilmemesi: CMK m. 54, tanıklara kural olarak yemin verdirilmesini emreder. Tanığa yemin verdirilmemesi, beyanının delil değerini zayıflatan ve kanunun emredici bir usul kuralını ihlal eden bir durumdur. Yargıtay, bu tür temel usul kurallarının ihlal edilerek hüküm kurulmasını, yargılamanın adilliğine gölge düşürdüğü için bozma nedeni saymaktadır.