Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin E: 2023/9-356, K: 2023/524 sayılı kararında, yabancılık unsuru taşıyan bir iş uyuşmazlığında, tarafların iş sözleşmesinde yaptıkları 'hukuk seçimi' anlaşmasının geçerliliği hangi kanun maddesine göre değerlendirilmelidir? Mahkemenin, tarafların seçtiği hukuku uygulamayıp 'işçinin korunması ilkesi' gereği Türk hukukunu uygulamasının hukuki dayanağı olabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #173313

Tarafların yaptığı 'hukuk seçimi' anlaşmasının geçerliliği, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 27. maddesine göre değerlendirilmelidir. Bu madde, iş sözleşmelerinde tarafların hukuk seçimi yapabilmesine imkan tanır. Yargıtay'ın bozma kararında da, tarafların sözleşmelerinde 'çalışılan ülke mevzuatının geçerli olduğuna' dair hükümlerin MÖHUK m. 27/1 kapsamında geçerli bir hukuk seçimi anlaşması olduğu belirtilmiştir. Mahkemenin, bu açık hukuk seçimine rağmen 'işçinin korunması ilkesi' gibi genel bir ilkeye dayanarak seçilen yabancı hukuku (Rusya Hukuku) uygulamayıp doğrudan Türk hukukunu uygulaması, kural olarak MÖHUK'a aykırıdır. Ancak, MÖHUK m. 27/2, tarafların seçtiği hukukun, işçinin 'mutad işyeri hukuku'nun emredici hükümleri uyarınca sahip olacağı asgari korumadan daha elverişsiz sonuçlar doğuramayacağını belirtir. Ayrıca MÖHUK m. 6, yabancı hukukun ilgili hükümlerinin Türk kamu düzenine açıkça aykırı olması halinde uygulanmayacağını düzenler. Dolayısıyla mahkeme, ancak seçilen hukukun işçiyi asgari korumanın altına düşürdüğünü veya Türk kamu düzenine aykırı olduğunu somut olarak tespit ederse, seçilen hukuku uygulamaktan kaçınabilir. Sadece 'işçiyi koruma ilkesi' soyut bir gerekçe olarak yeterli değildir.