Anayasa Mahkemesi'nin, 'örgüt adına suç işleme' fiilini düzenleyen hükümleri iptal ederken vurguladığı 'belirlilik' ve 'öngörülebilirlik' ilkeleri, hukuk devletinin hangi temel güvencesiyle doğrudan ilişkilidir ve bu ilkeler ne anlama gelmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #173299

Belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleri, Anayasa'nın 2. maddesinde düzenlenen 'hukuk devleti' ilkesinin temel bir güvencesi olan 'hukuki güvenlik' ilkesiyle doğrudan ilişkilidir. Bu ilkelerin anlamı şudur: - Belirlilik (Certainty): Bir yasal düzenlemenin, hem bireyler hem de idare yönünden herhangi bir tereddüde ve şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, net ve anlaşılır olmasıdır. 'Örgüt adına suç işleme' gibi soyut ve yoruma açık bir kavram, bu ilkeyi zedeler. - Öngörülebilirlik (Predictability): Bireylerin, mevcut hukuk kurallarına bakarak hangi eylem ve davranışlarının ne gibi hukuki sonuçlar doğuracağını makul bir düzeyde öngörebilmesidir. Eğer bir suç tanımı belirsizse, bireyler yasal sınırlar içinde hareket ettiklerini düşünürken bile sonradan keyfi bir yorumla suçlu bulunma riskiyle karşı karşıya kalırlar. Bu da kişilerin eylemlerinin sonuçlarını öngörmesini imkansız hale getirir. Anayasa Mahkemesi, bu iki ilkenin sağlanmamasını kanunilik ilkesinin ihlali olarak görmektedir.