Bir tanığın, sanık ve müdafiinin yokluğunda ve usulüne uygun kimlik tespiti yapılmadan dinlenmesi, hangi hakların ihlaline yol açar? Yargıtay bu durumu nasıl değerlendirmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #173213

Bu durum, sanığın temel savunma haklarının ciddi bir ihlaline yol açar. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin E:2014/4941, K:2016/1098 sayılı kararında belirtildiği üzere, bu usulsüzlük şu hakları ihlal eder: 1. Savunma Hakkının Kısıtlanması (CMK m. 217): Hâkim, kararını ancak huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Sanığın yokluğunda dinlenen tanık beyanı, tartışılmamış bir delil niteliğindedir. 2. Çelişmeli Yargılama ve Silahların Eşitliği İlkesi (AİHS m. 6/3-d): Sanığın, aleyhindeki iddia tanıklarını sorguya çekme veya çektirme hakkı engellenmiş olur. 3. Doğrudan Soru Sorma Hakkının İhlali (CMK m. 201): Sanık veya müdafiinin, tanığa doğrudan veya dolaylı olarak soru sorma imkanı ortadan kaldırılmıştır. 4. Aleniyet ve Usul Kurallarının İhlali (CMK m. 58): Tanığın kimliğinin usulüne uygun tespit edilmemesi, beyanının güvenilirliğini sarsar. Yargıtay, bu tür bir usulsüzlüğü mutlak bir bozma nedeni olarak kabul etmekte ve savunma hakkının kısıtlandığına hükmetmektedir.