Bir tanığın, sanık ve müdafiinin yokluğunda ve usulüne uygun kimlik tespiti yapılmadan dinlenmesi, hangi hakların ihlaline yol açar? Yargıtay bu durumu nasıl değerlendirmektedir?
Bu durum, sanığın temel savunma haklarının ciddi bir ihlaline yol açar. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin E:2014/4941, K:2016/1098 sayılı kararında belirtildiği üzere, bu usulsüzlük şu hakları ihlal eder: 1. Savunma Hakkının Kısıtlanması (CMK m. 217): Hâkim, kararını ancak huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Sanığın yokluğunda dinlenen tanık beyanı, tartışılmamış bir delil niteliğindedir. 2. Çelişmeli Yargılama ve Silahların Eşitliği İlkesi (AİHS m. 6/3-d): Sanığın, aleyhindeki iddia tanıklarını sorguya çekme veya çektirme hakkı engellenmiş olur. 3. Doğrudan Soru Sorma Hakkının İhlali (CMK m. 201): Sanık veya müdafiinin, tanığa doğrudan veya dolaylı olarak soru sorma imkanı ortadan kaldırılmıştır. 4. Aleniyet ve Usul Kurallarının İhlali (CMK m. 58): Tanığın kimliğinin usulüne uygun tespit edilmemesi, beyanının güvenilirliğini sarsar. Yargıtay, bu tür bir usulsüzlüğü mutlak bir bozma nedeni olarak kabul etmekte ve savunma hakkının kısıtlandığına hükmetmektedir.