Mirasbırakanın, davalı gelininden gördüğü bakım ve desteğe karşılık olarak bir taşınmazını tapuda satış göstermek suretiyle devretmesi, muris muvazaası olarak kabul edilebilir mi? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 'aşırı hizmetin semen olarak değerlendirilmesi' ilkesini açıklayınız.
Bu durumun muris muvazaası olarak kabul edilip edilmeyeceği somut olayın koşullarına bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E: 2017/1263, K: 2019/603 sayılı kararında bu ilke detaylıca incelenmiştir. Eğer mirasbırakan, gerçekten bakım ihtiyacı içindeyse ve davalı (gelin, çocuk vb.) ona normal bir evladın veya yakının göstermesi gerekenin ötesinde, 'aşırı' bir hizmet ve bakım sağlamışsa, yapılan temlikin bu bakım hizmetine karşılık (ivazlı) olduğu kabul edilebilir. Bu durumda, tapudaki işlemin satış olarak gösterilmesi ve bedelin düşük olması tek başına muvazaanın kanıtı sayılmaz. YHGK, 'aşırı hizmetin semen (bedel) olarak değerlendirilmesi' gerektiğini benimsemiştir. Kararda, mirasbırakanın eşinin ölümünden sonra yalnız kalması, yatağa bağımlı yaşaması ve bu süreçte tüm bakımının davalı gelin tarafından üstlenilmesi gibi olgular, temlikin mal kaçırma amacından ziyade minnet ve bakım karşılığı yapıldığına karine teşkil etmiş ve muvazaa iddiasının reddi gerektiğine işaret etmiştir.