Yaş hariç emeklilik koşullarını (sigortalılık süresi ve prim gün sayısı) sağlayarak 1475 sayılı İş Kanunu m. 14/5 uyarınca kıdem tazminatı almak amacıyla işten ayrılan bir işçinin, fesihten kısa bir süre sonra başka bir işyerinde çalışmaya başlaması, 'hakkın kötüye kullanılması' (TMK m. 2) olarak değerlendirilebilir mi? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #173180

Hayır, değerlendirilemez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E: 2016/1419, K: 2019/1183 sayılı kararında bu konu net bir şekilde çözümlenmiştir. Kurul, 1475 sayılı Kanun'un 14/5. maddesindeki düzenlemenin amacının, çalışma hayatında yıpranmış ve belirli bir prim yükümlülüğünü tamamlamış işçiye, emeklilik yaşını beklemeden iş sözleşmesini feshedip kıdem tazminatını alabilme imkanı tanımak olduğunu belirtmiştir. İşçinin bu yasal hakkını, kendisi için daha iyi çalışma koşulları sunan başka bir işyerinde çalışmak amacıyla kullanması, Anayasa'nın 48. maddesindeki çalışma ve sözleşme hürriyetinin bir gereğidir ve TMK m. 2'deki dürüstlük kuralına aykırılık veya hakkın kötüye kullanılması olarak nitelendirilemez. Kararda, kanun koyucunun amacının işçinin çalışma hayatını tamamen sonlandırması olmadığı vurgulanmıştır.