Bir tarafın, diğer tarafın imzasını taşıyan bir senedi (örneğin bono) mahkemeye delil olarak sunduğu, ancak karşı tarafın bu senedin 'hile' ile kendisinden alındığını iddia ettiği bir durumda, ispat yükü kime aittir?
Bu durumda ispat yükü, senedin hile ile kendisinden alındığını iddia eden tarafa, yani imza sahibine aittir. Kural olarak, bir senet altındaki imza, o imzanın sahibini bağlar ve senet metnindeki irade beyanını kabul ettiğine dair güçlü bir karine oluşturur. Bu karinenin aksi, ancak iddia eden tarafından ispatlanabilir. Dolayısıyla, senedin varlığı ve imzanın kendisine ait olduğu konusunda bir çekişme olmayan, ancak iradesinin hile, tehdit veya hata gibi bir sebeple sakatlandığını ileri süren taraf, bu irade bozukluğu halini (hileyi) HMK'daki genel ispat kuralları (tanık, belge, yemin, isticvap vb.) çerçevesinde ispatlamakla yükümlüdür.