Türk Borçlar Kanunu'na göre düzenlenen 'sipariş üzerine yayım sözleşmesi'nin (TBK m. 501), normal bir yayım sözleşmesinden (TBK m. 487) temel farkı, eserin mali haklarının aidiyeti açısından nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #173077

İki sözleşme türü arasındaki temel fark, eserin mali haklarının (çoğaltma, yayma, işleme vb.) kime ait olacağı noktasındadır. Normal bir yayım sözleşmesinde (m. 487), yazar eseri zaten yaratmıştır ve mali haklar kendisine aittir; bu hakları sadece sözleşmenin gerektirdiği ölçüde ve süreyle yayımcıya 'devreder' veya 'kullanma yetkisi (lisans)' verir. Hakların mülkiyeti yazarda kalır. 'Sipariş üzerine yayım sözleşmesinde' (m. 501) ise, eser henüz ortada yoktur ve bir veya birkaç kişi, 'yayımcının belirlediği plana göre' bir eser meydana getirmeyi üstlenir. Bu durumda kanun, aksi kararlaştırılmadıkça, eserin meydana getirilmesiyle birlikte 'sözleşme konusu mali hakların yayımcıya ait olacağını' hükme bağlamıştır. Yani, bu sözleşme türünde yazar, sadece kararlaştırılan bir ücrete hak kazanır; eserin mali hakları ise baştan itibaren yayımcının olur. Bu, İş Kanunu'ndaki işçinin yaptığı işin ürününün işverene ait olması kuralına benzer bir durumdur.