Yurt dışından ülkeye giriş yapan bir yolcunun üzerinde veya aracında yapılan arama, 'önleme araması' mı yoksa 'adli arama' mıdır? Bu iki arama türü arasındaki temel farklar ve hukuki dayanakları nelerdir? (Yargıtay 10. CD, E:2018/768)
Bu iki arama türü arasında amaç, şartlar ve hukuki dayanak açısından temel farklar vardır: 1) Önleme Araması: Amacı, bir suçun işlenmesini önlemek veya bir tehlikeyi bertaraf etmektir. Henüz işlenmiş bir suç şüphesi yoktur, genel ve soyut bir tehlike söz konusudur. Hukuki dayanağı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'dur ve kararı mülki amir veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluk amiri verebilir. Gümrük kapıları gibi yerlerde yapılan rutin kontroller genellikle bu niteliktedir. 2) Adli Arama: Amacı, işlenmiş bir suçun delillerini veya failini bulmaktır. Somut bir suç şüphesi vardır. Hukuki dayanağı CMK'dır (m. 116 vd.) ve kararı kural olarak hakim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise Cumhuriyet savcısı verir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin kararında, önleme araması sırasında bir suç şüphesi (uyuşturucu kokusu) ortaya çıkınca, aramanın niteliği adli aramaya dönüşmüş ve bu aşamadan sonra CMK hükümlerine göre Cumhuriyet savcısından alınan yazılı emirle devam edilmesi hukuka uygun bulunmuştur. Bu, iki arama türü arasındaki geçişkenliği gösterir.