TCK m.26'da düzenlenen hakkın kullanılması hukuka uygunluk nedeninin, TCK m. 27'deki 'ilgilinin rızası' hukuka uygunluk nedeninden temel farkı nedir?
Temel fark, hukuka uygunluğun kaynağındadır. 'Hakkın kullanılması'nda (m.26), fiili hukuka uygun hale getiren, hukuk düzeninin failin kendisine tanıdığı bir 'hak'tır. Burada mağdurun iradesinin (rızasının) bir önemi yoktur. Örneğin, komşunun arazisine taşan dalları kesme hakkını (MK m.740) kullanan kişi, komşusu rıza göstermese bile hukuka uygun hareket etmiş olur. 'İlgilinin rızası'nda (m.27) ise, fiili hukuka uygun hale getiren, üzerinde mutlak surette tasarruf etme yetkisi bulunan hak sahibinin (mağdurun) fiile 'rıza' göstermesidir. Burada failin kendiliğinden bir hakkı yoktur; hukuka uygunluk, mağdurun rızasından doğar. Örneğin, bir cerrahın ameliyat yapması, hastanın (ilgilinin) rızası olduğu için hukuka uygundur. Rıza olmasaydı, eylem kasten yaralama suçunu oluştururdu.