Mirasbırakanın, taşınmazını ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile değil de, tapuda satış göstererek devretmesi ancak asıl amacının bakım hizmeti karşılığı bir temlik olması durumunda, 'gizli ölünceye kadar bakma sözleşmesi' geçerli midir? Muris muvazaası davasında bu durum nasıl değerlendirilir?
Bu durumda, görünürdeki satış sözleşmesi muvazaa nedeniyle geçersizdir. Gizlenen ve asıl iradeyi yansıtan işlemin 'ölünceye kadar bakma sözleşmesi' olduğu kabul edilir. Ancak, ölünceye kadar bakma sözleşmesi, TBK m. 612 uyarınca 'miras sözleşmesi şeklinde' yani resmi vasiyetname şeklinde (noter veya sulh hukuk hakimi önünde iki tanıkla) yapılması gereken, sıkı şekil şartına bağlı bir sözleşmedir. Tapudaki basit bir satış işlemi bu şekil şartını karşılamaz. Dolayısıyla, gizli olan ölünceye kadar bakma sözleşmesi de 'şekil noksanlığı' nedeniyle geçersiz sayılır. Bu durumda, her iki işlem de (görünürdeki satış ve gizli ölünceye kadar bakma akdi) geçersiz olduğundan, tapunun iptaline ve taşınmazın terekeye iadesine karar verilir. Ancak, Yargıtay'ın YHGK 2017/1263 E. kararında olduğu gibi, mahkeme bazen şekil şartına takılmadan, sağlanan bakım hizmetini 'ivaz' (karşılık) olarak kabul edip temlikin muvazaalı olmadığına karar verebilmektedir. Bu, şekil şartının katı yorumu ile hakkaniyet arasındaki bir denge arayışını yansıtır.