HMK'ya 7251 sayılı kanunla eklenen hükme göre, bir ticari defterin sahibi lehine delil olarak kullanılabilmesi için, karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi veya defterlerinde ilgili konuda kayıt bulunmaması durumları arasında nasıl bir fark yaratılmıştır?
7251 sayılı kanunla yapılan değişiklikle bu iki durum arasında önemli bir fark yaratılmıştır: 1) Karşı Tarafın Defterinde Kayıt Bulunmaması (HMK m. 222): Değişiklikten önce bu durum, defteri ibraz eden taraf lehine delil teşkil ediyordu. Değişiklikle bu kural kaldırılmıştır. Artık, karşı tarafın usulüne uygun tutulmuş defterlerinde ilgili konuda hiçbir kaydın bulunmaması, tek başına defterini ibraz eden tarafın iddiasını kanıtlamaz. Bu durum, delil başlangıcı sayılabilir ama tek başına yeterli değildir. 2) Karşı Tarafın Defterlerini İbraz Etmemesi (HMK m. 222): Değişiklikle bu durum, defterini ibraz eden taraf lehine bir delil olarak açıkça madde metnine eklenmiştir. Yani, mahkemenin talebine rağmen ticari defterlerini ibraz etmeyen veya usulüne uygun tutmadığını beyan eden taraf, defterlerini ibraz eden karşı tarafın iddialarını kabul etmiş sayılır. Bu, ticari defterleri ibraz etmemenin yaptırımını ağırlaştıran bir düzenlemedir.