Manevi tazminat miktarının belirlenmesinde mahkemenin dikkate aldığı objektif ve subjektif kriterler nelerdir? Bu tazminatın 'zenginleşme sonucu doğurmaması' ilkesi ne anlama gelir?
Manevi tazminat miktarının belirlenmesinde mahkeme, belirli bir formül yerine bir dizi kriteri göz önünde bulundurur. Bu kriterler şunlardır: 1) Objektif Kriterler: Olayın meydana geliş şekli, tarafların kusur oranları, ihlal edilen hakkın niteliği (örneğin haksız tutuklamada suçun vasfı, tutuklu kalınan süre). 2) Subjektif Kriterler: Tarafların (özellikle mağdurun) sosyal ve ekonomik durumu, yaşı, mesleği, kişilik haklarına yapılan saldırının kişi üzerindeki etkileri. 'Zenginleşme sonucu doğurmaması' ilkesi, manevi tazminatın amacının mağdurun acısını hafifletmek ve bir nebze olsun teselli sağlamak olduğunu, amacın mağduru haksız bir şekilde zenginleştirmek olmadığını ifade eder. Bu nedenle mahkeme, hükmedeceği miktarın, mağdurun mali durumunda önemli bir artışa yol açmayacak, 'hak ve nesafet kurallarına' uygun, makul bir miktar olmasına özen gösterir.