Hukuka aykırı bir eylem nedeniyle duyulan elem ve üzüntü karşılığında talep edilen manevi tazminat, belirsiz alacak davası veya kısmi dava olarak bölünüp bir kısmı sonraya bırakılabilir mi? Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2017/28178 E. sayılı kararının bu konudaki gerekçesi nedir?
Hayır, bölünemez. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2017/28178 E. sayılı kararında belirtildiği gibi, manevi tazminatın niteliği itibarıyla bölünmesi mümkün değildir. Gerekçe şudur: Manevi zarar, yani hukuka aykırı eylemden duyulan elem ve üzüntü, olay anında doğan ve tek bir bütün olan bir zarardır. Bu zararın miktarını zamana yaymak veya bölerek bir kısmını dava edip kalanını saklı tutmak, manevi tazminatın doğasına aykırıdır. Bu nedenle manevi tazminat talebinin, dava açıldığı anda tek bir seferde ve bir bütün olarak istenmesi gerekir. Bu kural, manevi tazminatın belirsiz alacak davası veya kısmi dava konusu yapılamayacağı anlamına gelir.