CMK m. 223/9'daki 'derhal beraat' kararı verilebilecek hallerde, CMK m. 253/4'te düzenlenen 'soruşturma ve kovuşturma koşulu'nun (örneğin Memurin Muhakematı Hakkında Kanun'a göre lüzum-u muhakeme kararı alınması) aranmaması gerektiği yönündeki Yargıtay uygulamasının hukuki mantığı nedir? (Yargıtay CGK, 9.2.1987 T., 4/384-43 E.)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #172935

Bu uygulamanın hukuki mantığı, sanığın 'lekelenmeme hakkı' ve 'aklanma hakkı'nın, usuli eksikliklerin giderilmesi şeklindeki formalitelerden daha üstün tutulmasıdır. CMK m. 223/9, 'derhal beraat kararı verilebilecek hâllerde durma veya düşme kararı verilemez' diyerek beraat kararına bir öncelik tanımıştır. Yargıtay CGK'nın ilgili kararında da belirtildiği gibi, soruşturma veya kovuşturma koşulunun (lüzum-u muhakeme kararı gibi) yokluğu, normalde 'durma' kararı verilmesini gerektirir. Ancak, dosyadaki delillere göre sanığın esastan beraat edeceği zaten açıkça anlaşılıyorsa, yargılamayı usuli bir eksikliği gidermek için geriye götürmenin ve sanığı daha fazla yargılamaya maruz bırakmanın bir anlamı yoktur. Bu durumda mahkeme, usuli eksikliği göz ardı ederek doğrudan, sanığın en lehine olan esasa ilişkin beraat kararını verir. Bu, usul ekonomisi ilkesine de hizmet eder.