Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2016/1419 E., 2019/1183 K. sayılı kararında, davacının işten ayrılış anket formunda ayrılma nedeni olarak 'terfi edememe'yi göstermesi, mahkeme tarafından nasıl değerlendirilmiştir? Bu durum, davacının asıl iradesinin 'yaş hariç emeklilik' olmadığı şeklinde yorumlanabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #172934

YHGK, bu durumu davacının aleyhine yorumlamamıştır. Kararda, davacının işten ayrılış anket formunda terfi edemediğini belirtmesi ve bu sorunu aylar öncesinden yönetimiyle konuştuğunu bildirmesi, onun fesih hakkını kötüye kullandığı anlamına gelmediği şeklinde değerlendirilmiştir. Mahkeme, bu beyanı, işçinin işyerindeki memnuniyetsizliğinin bir göstergesi olarak kabul etmiş ve bu memnuniyetsizliğin, kanunun kendisine tanıdığı yaş hariç emeklilik nedeniyle fesih hakkını kullanması için bir 'saik' olabileceğini zımnen kabul etmiştir. Yargıtay'a göre asıl olan, işçinin kanunda belirtilen sigortalılık süresi ve prim gün sayısı şartlarını taşımasıdır. Bu şartları taşıyan işçinin, bu hakkını kullanırken başka motivasyonlarının (daha iyi bir iş, işyerindeki sorunlar vb.) olması, hakkın kötüye kullanıldığı anlamına gelmez ve kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldırmaz.