Gizli tanığın duruşmada dinlenmesi sırasında CMK m. 201'de düzenlenen doğrudan soru sorma hakkının kullanılabilmesi için hangi usuli güvencelerin sağlanması gerekir? Bu güvenceler sağlanmadan gizli tanığın dinlenmesi ne gibi bir sonuç doğurur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #172909

Gizli tanığın kimliğinin deşifre olmaması kaydıyla, sanık ve müdafiinin CMK m. 201'deki soru sorma hakkını kullanabilmesi, 'çelişmeli yargılama' ve 'silahların eşitliği' ilkelerinin bir gereğidir. Bunun için 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu'nun 9. maddesinde öngörülen usuller uygulanmalıdır. Bu usuller; tanığın duruşma salonu dışında ayrı bir yerden dinlenmesi, ses ve görüntüsünün değiştirilerek aktarılması gibi teknik önlemleri içerir. Bu önlemler alınarak, sanık ve müdafiinin gizli tanığa, onun kimliğini ortaya çıkarmayacak şekilde, doğrudan veya hakim aracılığıyla soru sorabilme imkanının sağlanması zorunludur. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2015/3430 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu imkan sağlanmadan, sanık ve müdafiinin yokluğunda gizli tanığın dinlenmesi, savunma hakkının esaslı bir şekilde kısıtlanmasıdır ve tek başına bozma nedenidir.