Bir tanığın duruşmada dinlenmesi sırasında, daha önce verdiği ifade tutanağının okunarak 'ifaden doğru mudur?' diye sorulması ve tanığın 'doğrudur' demesi üzerine doğrudan soru sorma aşamasına geçilmesi, usule uygun bir tanık dinleme yöntemi midir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2020/193 E. sayılı kararı bu konuda neyi hükme bağlamıştır?
Hayır, bu usule uygun bir tanık dinleme yöntemi değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2020/193 E., 2022/215 K. sayılı kararında bu husus açıkça ortaya konmuştur. Karara göre, tanık dinleme iki aşamalıdır: İlk aşamada, CMK m. 59 uyarınca tanığa tanıklık edeceği konu anlatılır ve sözü kesilmeden bildiklerini anlatması istenir. İkinci aşama ise, tanık anlatımını bitirdikten sonra, CMK m. 201 uyarınca anlattıklarını aydınlatmak ve doğruluğunu denetlemek için soru sorma aşamasıdır. Tanığın önceki beyanlarının okunup tasdikinin alınması, CMK m. 59'daki 'dinleme' yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Bu şekilde yapılan bir işlemle doğrudan soru sorma aşamasına geçilmesi, tanığın beyanlarının duruşmada doğrudan ve aracısız bir şekilde ortaya konulmasını engeller, savunma hakkını kısıtlar ve mutlak bir bozma nedenidir.