Taksirle yaralama suçunun (TCK m. 89) manevi unsuru 'taksir'dir. Basit taksir ile bilinçli taksir arasındaki temel ayrım kriteri nedir? Bu ayrımın, cezanın belirlenmesi ve suçun soruşturulması (şikayet şartı) açısından doğurduğu sonuçları açıklayınız.
Basit taksir (TCK m. 22/2) ile bilinçli taksir (TCK m. 22/3) arasındaki temel ayrım kriteri, failin neticeyi 'öngörmesi'dir. Basit taksirde fail, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle, kanuni tanımdaki neticeyi 'öngörmeyerek' hareket eder. Bilinçli taksirde ise fail, neticenin meydana gelebileceğini 'öngörmesine' rağmen, tecrübesine, yeteneğine veya şansa güvenerek neticenin gerçekleşmeyeceği inancıyla hareket eder. Bu ayrımın sonuçları şunlardır: 1) Cezanın Belirlenmesi: Bilinçli taksir halinde, verilecek ceza üçte birden yarısına kadar artırılır (TCK m. 22/3). 2) Şikayet Şartı: Taksirle yaralama suçu kural olarak şikayete bağlıdır. Ancak, suçun TCK m. 89/1'deki temel hali dışında kalan nitelikli hallerinin (m. 89/2 ve 89/3) 'bilinçli taksirle' işlenmesi halinde şikayet aranmaz, soruşturma ve kovuşturma re'sen yapılır (TCK m. 89/5).