Bir vesayet davasında, kısıtlanması istenen Türk vatandaşının yurt dışında yaşadığı bir durumda, yetkili mahkemenin belirlenmesinde TMK m. 411 ile 5718 sayılı MÖHUK m. 41 hükümleri nasıl bir arada değerlendirilir? Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2017/7891 E. sayılı kararında bu konuda nasıl bir sonuca ulaşılmıştır?
TMK m. 411, vesayet işlerinde yetkinin küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine ait olduğunu düzenler. Ancak kişi yurt dışında yaşıyorsa, devreye MÖHUK hükümleri girer. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2017/7891 E. sayılı kararında bu durum incelenmiştir. Karara göre, MÖHUK m. 41, Türk vatandaşlarının kişi hallerine ilişkin davaların, yabancı ülkede açılmadığı takdirde, Türkiye'de yer itibariyle yetkili mahkemede, bunun bulunmaması halinde ilgilinin sakin olduğu yerde, Türkiye’de sakin değilse Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesinde, o da bulunmadığı takdirde Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde görüleceğini belirtir. Somut olayda, kısıtlı adayının yurt dışında yaşadığı ve Türkiye'de bir yerleşim yeri olmadığı anlaşıldığından, mahkeme, MÖHUK m. 41 uyarınca uyuşmazlığın Ankara, İstanbul veya İzmir Sulh Hukuk Mahkemelerinden birinde görülmesi gerektiğine karar vererek, bu mahkemelerden birini yargı yeri olarak belirlemiştir. Bu, genel yetki kuralının (TMK m. 411) uygulanamadığı durumlarda özel kanun olan MÖHUK'un devreye girdiğini göstermektedir.