TCK m.26/1'de düzenlenen 'hakkın kullanılması' hukuka uygunluk nedeninin temel şartları nelerdir? Bir hakkın 'doğrudan doğruya kullanılabilir' olması ne anlama gelmektedir? Bir merci aracılığıyla kullanılabilecek bir hakkın, kişi tarafından doğrudan kullanılması bu kapsamda değerlendirilebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #172859

TCK m.26/1'de düzenlenen 'hakkın kullanılması' hukuka uygunluk nedeninin temel şartları şunlardır: 1) Kullanılan hakkın, hukuk sistemi tarafından tanınan ve korunan sübjektif bir hak olması (kaynağı kanun, tüzük, yönetmelik, örf ve adet olabilir). 2) Hakkın, hak sahibi tarafından sınırları içinde kullanılması. 3) Hakkın 'doğrudan doğruya kullanılabilir' olması. Bir hakkın 'doğrudan doğruya kullanılabilir' olması, hakkın kullanılması için bir merciye (mahkeme, idari makam vb.) başvurma zorunluluğunun bulunmaması anlamına gelir. Eğer hak, bir merci aracılığıyla kullanılabiliyorsa, kişinin bu merciyi atlayarak hakkını doğrudan kullanması TCK m.26 kapsamında bir hukuka uygunluk nedeni oluşturmaz. Örneğin, haczedilen mallarını geri almak isteyen borçlu, bu malları kendisi zorla geri alamaz; icra dairesine başvurarak borcunu ödemesi veya yasal yolları kullanması gerekir. Kendi başına hareket etmesi, hakkın kullanılması sayılmaz. (Bkz. YARGITAY 23. CEZA DAİRESİ- Karar : 2016/243).