Bir sanık hakkında hem uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma (TCK m. 188) hem de bu suçun işlenmesi amacıyla örgüt kurma (TCK m. 220) suçlarından dava açılmıştır. Bu durumda, sanık her iki suçtan ayrı ayrı mı cezalandırılır, yoksa TCK'nın 220. maddesinin 3. fıkrası mı uygulanır? Bu özel içtima kuralının temel mantığı nedir?
Bu durumda sanık, her iki suçtan ayrı ayrı cezalandırılmaz. TCK'nın 220. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen özel bir içtima kuralı uygulanır. TCK m. 220/3, 'Örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi hâlinde, ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur.' hükmünü amirdir. Bu kural, 'gerçek içtima'nın bir yansımasıdır ve failin, hem örgüt üyeliği/kuruculuğu suçundan hem de örgüt faaliyeti çerçevesinde işlediği diğer suçlardan (cinayet, yağma, uyuşturucu ticareti vb.) ayrı ayrı cezalandırılmasını öngörür. Ancak, aynı maddenin 4. fıkrası bu kurala önemli bir istisna getirmiştir: 'Örgüt kuran veya yöneten kişi, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır.' Bu hüküm, örgüt kurucusu ve yöneticisinin sorumluluğunu artırır. Sorunun asıl cevabı ise TCK m. 220'nin yapısında değil, uyuşturucu madde suçlarını düzenleyen TCK m. 188'in kendi özel yapısındadır. Uyuşturucu ticareti suçunu işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya üye olmak, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 3. ve 4. maddeleri kapsamında, uyuşturucu madde suçunu bir 'terör suçu' haline getirebilir veya TCK m. 220 kapsamında ayrı bir suç oluşturabilir. Eğer eylem, TCK m. 220 kapsamında bir örgütlenme ise, TCK 220/3 gereği fail hem örgüt suçundan (m. 220) hem de uyuşturucu ticareti suçundan (m. 188) **ayrı ayrı cezalandırılır.** TCK m. 188/5'te yer alan 'suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır' hükmü, TCK m. 220'den ayrı bir cezalandırma yerine, TCK m. 188'den verilecek cezanın ağırlaştırılmasını öngören bir **nitelikli haldir.** Yargıtay uygulaması, genellikle bu iki durumu bir arada değerlendirir. Eğer örgütün tek ve münhasır amacı uyuşturucu ticareti ise, genellikle sadece TCK m. 188/5'in uygulanmasıyla yetinilebilir. Ancak örgüt, uyuşturucu ticareti dışında başka suçları da işlemeyi amaçlıyorsa, o zaman hem TCK m. 188'den (gerekirse 188/5 ile artırılarak) hem de TCK m. 220'den (örgüt kurma/üyeliği) ayrı ayrı ceza verilmesi gerekir. Bu, gerçek içtima kuralının uygulanmasıdır. **Temel Mantık:** Kanun koyucu, örgütlü suçluluğun yarattığı tehlikenin, bireysel olarak işlenen suçlardan daha fazla olduğunu kabul etmiştir. Örgüt, suç işlemeyi kolaylaştıran, failleri cesaretlendiren ve sürekli bir tehlike arz eden bir yapıdır. Bu nedenle, failin sadece işlediği somut suçtan değil, aynı zamanda bu tehlikeli yapının bir parçası olmasından dolayı da ayrıca sorumlu tutulması gerektiği düşüncesi, bu özel içtima kuralının temel mantığını oluşturur.