Bir sanığın, aynı fiil nedeniyle, aynı mağdura karşı hem 'tehdit' hem de 'kişilerin huzur ve sükununu bozma' suçlarını işlediği kabul edilirse, bu iki suçtan ayrı ayrı mı cezalandırılır? Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin E. 2019/12883 sayılı kararında bu durum, hangi ceza hukuku ilkesi çerçevesinde değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #172412

Hayır, bu durumda sanık her iki suçtan ayrı ayrı cezalandırılmaz. Sadece daha ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı ceza verilir. Yargıtay'ın anılan kararında bu durum, **'fikri içtima'** (TCK m. 44) ilkesi çerçevesinde değerlendirilmiştir. **Fikri İçtima İlkesi (TCK m. 44):** Bu ilkeye göre, 'İşlediği **bir fiil** ile **birden fazla farklı suçun** oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan **en ağır cezayı gerektiren suçtan** dolayı cezalandırılır.' **Olayın Değerlendirilmesi:** Sanığın telefonla arama ve mesaj çekme eylemleri, hukuki anlamda **tek bir fiil** olarak kabul edilir. Bu tek fiil ile sanık hem: * Mağdurun iç huzurunu bozarak 'kişilerin huzur ve sükununu bozma' (TCK m. 123) suçunu, * Hem de mağduru korkutarak 'tehdit' (TCK m. 106) suçunu oluşturmuştur. Bu durumda, ortada tek bir fiil ve bu fiilin ihlal ettiği birden fazla farklı suç normu (hem TCK m. 123 hem de TCK m. 106) bulunmaktadır. Bu, fikri içtimanın tipik bir örneğidir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin kararında da, 'sanığın telefonla arama ve mesaj çekme suretiyle katılanı hakaret ve tehdit ettiği kabul edilerek atılı suçlardan mahkumiyet kararı verildiği göz önüne alındığında, **fikri içtima kuralları gereğince ayrıca huzur ve sükûnu bozma suçunun oluşmayacağı** gözetilmeden...' denilerek bu ilkeye atıf yapılmıştır. Mahkemenin yapması gereken, bu suçlardan hangisinin cezasının daha ağır olduğunu tespit etmek (genellikle tehdit suçunun cezası daha ağırdır) ve sanığı sadece o suçtan cezalandırmaktır. Diğer, daha hafif olan suç (kişilerin huzur ve sükununu bozma) ise, daha ağır olan suçun içinde erimiş sayılır ve ondan ayrıca ceza verilmez.