5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca, sanığa zorunlu müdafi görevlendirilmesi nedeniyle Devlete ödenen avukatlık ücreti, yargılama sonunda sanığa 'yargılama gideri' olarak yüklenebilir mi? Bu durumun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 6. maddesiyle olan ilişkisini, Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin E: 2014/12244, K: 2018/272 sayılı kararı ışığında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #172407

Hayır, CMK m. 150/3 uyarınca görevlendirilen zorunlu müdafi için ödenen avukatlık ücreti, yargılama sonunda sanığa 'yargılama gideri' olarak **yüklenemez.** Bu durum, doğrudan doğruya Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 6. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde güvence altına alınan **'ücretsiz avukat yardımından yararlanma hakkı'** ile ilgilidir. İlgili AİHS hükmü şöyledir: 'Bir suç ile itham edilen herkes ... c) kendisini bizzat savunmak veya seçeceği bir müdafiin yardımından yararlanmak; eğer avukat tutmak için gerekli maddî olanaklardan yoksun ise ve adaletin yerine gelmesi için gerekli görüldüğünde, **resen atanacak bir avukatın yardımından ücretsiz olarak yararlanmak** ... hakkına sahiptir.' Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), bu 'ücretsiz' ibaresini mutlak olarak yorumlamaktadır. Eğer sanık, mali olanaklardan yoksun olduğu için kendisine resen (zorunlu olarak) bir müdafi atanmışsa, yargılama sonunda mahkum olsa dahi bu avukatlık hizmetinin bedelinin kendisinden geri istenemeyeceğine karar vermiştir (Pakelli/Almanya kararı). Bu bedelin sonradan sanığa yükletilmesi, hakkın özünü anlamsız kılacak ve 'ücretsiz' olma niteliğini ortadan kaldıracaktır. **Yargıtay Kararının Yaklaşımı (6. CD, E: 2014/12244, K: 2018/272):** Anılan Yargıtay kararı, bu evrensel hukuk kuralını ve AİHM içtihatlarını benimsemiştir. Kararda, 'Mahkemece 5271 sayılı Yasa’nın 150/3. maddesi uyarınca sanıklara savunmalarını yapmak üzere zorunlu savunman görevlendirilmesi nedeniyle, atanan savunmanlara ödenen avukatlık ücretinin sanıklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesinin, **Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olduğunun gözetilmemesi**' bir bozma nedeni olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak, zorunlu müdafilik, adil yargılanma hakkının bir gereği olarak devlete yüklenmiş bir pozitif yükümlülüktür. Bu yükümlülük kapsamında yapılan avukatlık ücreti ödemesi bir yargılama gideri değil, devletin adil yargılamayı temin etmek için katlandığı bir masraftır. Bu nedenle, mahkum olsa dahi sanığa yükletilemez.