Bir sanık, nitelikli dolandırıcılık suçunu, TCK m. 53/1-a'da belirtilen 'belli bir meslek veya sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak' suretiyle işlemiştir. Mahkemenin, sanığı bu suçtan mahkum ederken TCK m. 53/5. maddesini uygulamayı ihmal etmesi ne anlama gelir ve bu durum kanun yolu denetiminde nasıl bir sonuç doğurur?
TCK m. 53/5, belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin bir güvenlik tedbirini düzenleyen özel bir hükümdür. Bu fıkraya göre, 'Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar, bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir.' TCK m. 53/1-a'da sayılan hak ise 'Belli bir kamu görevini veya hizmetini üstlenmekten; (...) belli bir meslek veya sanatı icra etmekten' yoksun bırakılmayı ifade eder. **TCK m. 53/5'in Uygulanmasının İhmal Edilmesi:** Sanığın, nitelikli dolandırıcılık suçunu, icra ettiği bir mesleğin (örneğin, avukatlık, mali müşavirlik, emlakçılık) sağladığı güven ve kolaylıktan yararlanarak işlemesi durumunda, TCK m. 53/1-a'daki hakkı kötüye kullanmış olur. Bu durumda mahkemenin, sanığa verdiği hapis cezasına ek olarak, **ayrıca ve zorunlu olarak** TCK m. 53/5 uyarınca, cezasının infazından sonra başlamak üzere, belirli bir süreyle (hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar) o mesleği veya sanatı icra etmekten yasaklanmasına da karar vermesi gerekir. Mahkemenin bu kararı vermeyi ihmal etmesi, kanunun emredici bir hükmünü uygulamaması anlamına gelir. Bu, sanık lehine bir durum gibi görünse de, suçla mücadele ve kamu güvenliğinin sağlanması amacıyla konulmuş bir güvenlik tedbirinin eksik uygulanmasıdır. **Kanun Yolu Denetimindeki Sonuç:** Mahkemenin TCK m. 53/5'i uygulamayı ihmal etmesi, kanuna aykırılık teşkil eder ve kanun yolu denetiminde **bozma sebebi** olarak kabul edilir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin E: 2012/6449, K: 2012/9878 sayılı kararında da bu durum, 'nitelikli dolandırıcılık suçunun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi' şeklinde bir bozma nedeni olarak belirtilmiştir. Eğer sadece sanık temyiz etmişse (aleyhe temyiz yoksa), kazanılmış hak ilkesi gereği bu durum sanığın aleyhine sonuç doğuracak şekilde düzeltilemez ve sadece bir eleştiri konusu yapılabilir. Ancak, Cumhuriyet savcısı veya katılan tarafından da temyiz edilmişse, Yargıtay hükmü bu eksiklik nedeniyle bozarak, yerel mahkemenin TCK m. 53/5'i de uygulayarak yeniden bir karar kurmasını ister.