Bir sanığın, daha önce işlediği ve kesinleşen bir suç nedeniyle sabıka kaydı bulunmaktadır. Kovuşturma aşamasında, bu sabıka kaydı duruşmada okunarak sanığa bu konuda diyecekleri sorulmuştur. Mahkeme, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasında talep olmamasına rağmen, TCK m. 58 uyarınca tekerrür hükümlerini uygulamak isterse, sanığa ayrıca ek savunma hakkı vermesi zorunlu mudur?
Hayır, bu durumda sanığa ayrıca ek savunma hakkı verilmesi zorunlu değildir. Kural olarak, TCK m. 58'deki tekerrür hükümlerinin uygulanması, sanığın cezasının infaz rejimini ağırlaştıran ve bu nedenle CMK m. 226/2 kapsamında 'cezanın artırılması' sonucunu doğuran bir haldir. Dolayısıyla, iddianame veya mütalaada talep edilmeyen tekerrür hükümlerinin mahkemece uygulanması düşünülüyorsa, sanığa ek savunma hakkı tanınması gerekir. Ancak Yargıtay'ın yerleşik içtihatları, bu genel kurala önemli bir istisna getirmiştir. Bu istisnanın koşulu, **sanığın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydının duruşmada okunmuş ve sanığa bu konuda beyanda bulunma imkanı verilmiş olmasıdır.** Bu durumda ek savunmaya gerek duyulmamasının mantığı şudur: 1. **Bilgilendirme ve Tartışma:** Sanığın sabıka kaydı kendisine okunarak, geçmiş mahkumiyeti yargılamanın bir parçası haline getirilmiş ve tartışmaya açılmıştır. 2. **Savunma İmkanının Tanınması:** Sanığa, bu sabıka kaydına karşı diyecekleri sorularak, o mahkumiyetin tekerrüre esas olup olmadığı, silinme koşullarının oluşup oluşmadığı veya başka bir itirazı olup olmadığı konusunda beyanda bulunma ve savunma yapma imkanı fiilen tanınmış olur. Dolayısıyla, sanık zaten sabıka durumu hakkında bilgilendirildiği ve bu konuda savunma yapma fırsatı bulduğu için, mahkemenin sonradan TCK m. 58'i uygulamak için ayrıca ve şeklen bir 'ek savunma' hakkı vermesine gerek kalmamaktadır. Sanığın, başka bir şekilde (sabıka kaydının okunmasıyla) haberdar olup savunmasını yapma olanağını bulduğu kabul edilir. Eğer sabıka kaydı okunmamış ve tartışılmamış olsaydı, ek savunma hakkı verilmesi mutlak bir zorunluluk olurdu.