6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, dava dilekçesinde 'açık bir şekilde talep sonucunun' bulunmaması halinde mahkemenin izlemesi gereken usul nedir? Bu eksikliğin doğrudan davanın reddi sonucunu doğurup doğurmayacağını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #172397

Dava dilekçesinde, davacının ne istediğini açıkça belirttiği 'talep sonucu' (netice-i talep), HMK m. 119/1-ğ uyarınca bulunması zorunlu olan temel unsurlardan biridir. Bu unsurun bulunmaması, dilekçenin eksik olduğu anlamına gelir. Bu eksiklik, doğrudan davanın reddi sonucunu **doğurmaz.** Mahkemenin izlemesi gereken usul, HMK m. 119/2'de açıkça düzenlenmiştir: 1. **Eksikliğin Tespiti:** Mahkeme, dava dilekçesini incelediğinde talep sonucunun hiç yazılmadığını veya muğlak, anlaşılmaz bir şekilde yazıldığını tespit eder. 2. **Kesin Süre Verilmesi:** Mahkeme, bu eksikliği gidermesi için davacıya **bir haftalık kesin süre** verir. Bu süre içinde davacıya, talep sonucunu açıkça belirten bir dilekçe sunması veya mevcut dilekçedeki eksikliği tamamlaması için bir fırsat tanınır. 3. **Sonucun Değerlendirilmesi:** * **Eksiklik Giderilirse:** Davacı, bir haftalık kesin süre içinde talep sonucunu usulüne uygun olarak mahkemeye bildirirse, dava dilekçesi geçerli hale gelir ve yargılamaya devam edilir. * **Eksiklik Giderilmezse:** Davacı, kendisine verilen kesin süreye rağmen bu eksikliği tamamlamazsa, mahkeme, **davanın açılmamış sayılmasına** karar verir. 'Davanın açılmamış sayılması' kararı, davanın esastan reddi anlamına gelmez. Bu, usuli bir karardır. Davacı, gerekli harçları yeniden ödeyerek, eksiklikleri giderilmiş yeni bir dava dilekçesiyle aynı davayı tekrar açabilir. Bu düzenleme, HMK'nın 'hakimin davayı aydınlatma ödevi' (m. 31) ve 'usul ekonomisi' ilkeleriyle uyumludur. Amaç, basit bir usuli eksiklik nedeniyle davacının hak kaybına uğramasını önlemek ve davayı esastan çözüme kavuşturmaktır.