Bir asliye hukuk mahkemesinin, baktığı bir davanın ağır ceza mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle verdiği 'görevsizlik' kararı, CMK'da tanımlanan bir 'hüküm' müdür? Bu karara karşı başvurulacak kanun yolu ve bu yolun temyizden farkını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #172396

Hayır, bir asliye ceza mahkemesinin (soruda asliye hukuk denmiş, ceza olarak düzeltilmiştir), davanın ağır ceza mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle verdiği 'görevsizlik' kararı, CMK m. 223'te tanımlanan bir **hüküm değildir.** CMK m. 223, bir ceza davası sonunda verilebilecek nihai kararları, yani 'hükümleri' sınırlı olarak saymıştır (beraat, mahkumiyet, düşme, ret vb.). Bu listede, adli yargı içindeki bir görevsizlik kararı yer almamaktadır. Bu tür bir görevsizlik kararı, davayı esastan sonuçlandırmaz, sadece davanın doğru mahkemede görülmesini sağlamaya yönelik usuli bir ara karardır. Mahkeme dosyadan elini çeker, ancak dava, görevli mahkemede görülmeye devam eder. **Başvurulacak Kanun Yolu ve Temyizden Farkı:** * **Başvurulacak Kanun Yolu:** Bu tür bir görevsizlik kararına karşı, CMK m. 5/2 uyarınca başvurulacak kanun yolu **itirazdır.** İtiraz süresi, kararın öğrenilmesinden veya tebliğinden itibaren 7 gündür. * **İtirazın Temyizden Farkı:** 1. **İnceleyen Merci:** Temyiz incelemesi en üst yargı mercii olan **Yargıtay** tarafından yapılır. İtiraz incelemesi ise, kararı veren mahkemenin derecesine göre, genellikle aynı derecedeki bir başka mahkeme (örneğin, asliye ceza mahkemesinin kararına karşı ağır ceza mahkemesi) veya kararı veren mahkemenin kendisi tarafından (eğer kararını düzeltirse) yapılır. 2. **İncelemenin Kapsamı:** Temyiz, kural olarak bir hükmün **hukuki yönden** denetlenmesidir. İtiraz ise hem hukuki hem de **olay (maddi)** denetimini içerebilir ve daha geniş kapsamlı bir yeniden değerlendirme imkanı sunar. 3. **Kararın Niteliği:** Temyiz, sadece CMK m. 223'te sayılan **hükümlere** (ve kanunun hüküm saydığı bazı kararlara) karşı başvurulabilen olağan bir kanun yoludur. İtiraz ise, kanunun açıkça izin verdiği **tüm karar ve işlemlere** (tutuklama, arama kararı, görevsizlik gibi ara kararlar dahil) karşı başvurulabilen genel bir kanun yoludur. Bu durumun tek istisnası, CMK m. 223/10'da belirtilen, davanın adli yargı dışındaki bir yargı merciine (örneğin idari yargı) ait olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararıdır. Bu karar, davayı adli yargı açısından sonlandırdığı için kanun yolu bakımından 'hüküm sayılır' ve temyize tabidir.