Bir sanığın aynı olayda, hem kolluk görevlisine hakaret ettiği hem de görevini yapmasını engellemek için direndiği (cebir veya tehdit kullandığı) tespit edilmiştir. Bu durumda sanık, hem hakaret (TCK m. 125) hem de görevi yaptırmamak için direnme (TCK m. 265) suçlarından ayrı ayrı mı cezalandırılır, yoksa TCK m. 265/3'teki özel düzenleme mi uygulanır? Bu özel düzenlemenin 'tüketen-tükenen norm' ilişkisi açısından anlamını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #172381

Bu durumda sanık, hem hakaret hem de görevi yaptırmamak için direnme suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmaz. TCK m. 265/3'te yer alan özel içtima kuralı uygulanır. TCK m. 265/3, 'Görevi yaptırmamak için direnme suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri dışında bir suçun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçtan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.' demektedir. Bu hükmün lafzı, sanki direnme suçuna eşlik eden diğer suçlardan da (örneğin hakaret) ayrıca ceza verileceği izlenimini verse de, maddenin gerekçesi ve Yargıtay'ın istikrarlı uygulaması bu yönde değildir. Görevi yaptırmamak için direnme suçu, cebir veya tehdit kullanılarak işlenir. Hakaret suçu da bir nevi manevi cebir ve tehdit unsuru içerebilir. TCK'nın 265. maddesinin gerekçesinde, direnme suçunun işlenmesi sırasında kullanılan cebir veya tehdidin kasten yaralama suçunun basit halini (TCK m. 86/2) veya tehdit (TCK m. 106) ve hakaret (TCK m. 125) suçlarını oluşturması halinde, fikri içtima kuralları gereği sadece direnme suçundan ceza verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu durum, ceza hukukundaki **'tüketen-tükenen norm' (özel normun önceliği)** ilişkisinin bir yansımasıdır. Görevi yaptırmamak için direnme suçu, kamu görevlisine karşı işlenen hakaret ve basit tehdit suçlarını da içeren daha özel ve kapsamlı bir normdur. Direnme eylemi sırasındaki hakaret, direnme suçunun doğal bir unsuru, onun bir parçası haline gelir. Daha genel bir norm olan hakaret suçu, daha özel bir norm olan direnme suçu tarafından 'tüketilir' veya 'absorbe edilir'. Bu nedenle, sanığın eylemi bir bütün olarak TCK m. 265 kapsamında tek bir 'görevi yaptırmamak için direnme' suçu olarak kabul edilir. Mahkeme, TCK m. 265'ten ceza verirken, suçun işleniş biçiminde hakaret unsurunun da bulunmasını, TCK m. 61 uyarınca temel cezayı alt sınırdan uzaklaşarak belirlemede bir gerekçe olarak kullanabilir. Ancak ayrıca TCK m. 125'ten ceza veremez. Eğer direnme sırasında işlenen yaralama, TCK m. 87'deki gibi neticesi sebebiyle ağırlaşmış bir yaralama ise, o zaman hem direnme suçundan hem de ağırlaşmış yaralama suçundan ayrı ayrı ceza verilir.