Boşanma davası açılmadan bir yıldan daha uzun bir süre önce, eşlerden birinin edinilmiş mal niteliğindeki bir mülkü, diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla üçüncü bir kişiye devretmesi durumunda, bu mal tasfiye hesabına dahil edilebilir mi? TMK m. 229'un bu konudaki düzenlemesinde 'bir yıllık' sürenin rolünü ve 'azaltma kastı'nın önemini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #172380

Evet, bu mal tasfiye hesabına dahil edilebilir. TMK m. 229, mal rejiminin tasfiyesinde hesaba katılacak olan ve malvarlığından çıkmış olmasına rağmen varsayımsal olarak eklenecek değerleri düzenler. Bu madde iki farklı durumu ele alır: 1. **Bir Yıllık Süreye Tabi Olan Durum (TMK m. 229/1):** Eşlerden birinin, mal rejiminin sona ermesinden **önceki bir yıl içinde**, diğer eşin rızası olmaksızın, olağan hediyeler dışında yaptığı **karşılıksız kazandırmalar** (bağışlamalar gibi) tasfiye hesabına eklenir. Bu durumda, devrin kötü niyetle yapılıp yapılmadığına bakılmaz; devrin karşılıksız olması ve son bir yıl içinde yapılması yeterlidir. 2. **Süreye Tabi Olmayan Durum (TMK m. 229/2):** Bu fıkra, 'Bir eşin mal rejminin devamı süresince **diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla** yaptığı devirler'in de eklenecek değerlerden sayılacağını belirtir. Bu hüküm, boşanmada mal kaçırma olarak bilinen durumları engellemeye yöneliktir. Bu fıkranın uygulanabilmesi için: * **Azaltma Kastı:** Devri yapan eşin, boşanma halinde diğer eşe daha az malvarlığı değeri ödemek amacıyla, yani kötü niyetle hareket ettiğinin ispatlanması gerekir. Bu kasıt, genellikle malın yakın bir akrabaya devredilmesi, gerçek değerinin çok altında bir bedelle satılması gibi emarelerden anlaşılır. * **Süre Sınırlamasının Olmaması:** Bu fıkranın uygulanmasında, birinci fıkradaki gibi bir yıllık süre sınırı **yoktur**. Kötü niyetli devir, evlilik birliği içinde ne zaman yapılmış olursa olsun (örneğin boşanmadan 3 yıl veya 5 yıl önce), ispatlandığı takdirde tasfiye hesabına dahil edilir. Dolayısıyla, sorudaki örnekte, devir bir yıldan daha uzun bir süre önce yapılmış olsa bile, devrin diğer eşin katılma alacağını azaltma (mal kaçırma) kastıyla yapıldığı ispatlanırsa, devredilen malın tasfiye anındaki güncel değeri, TMK m. 229/2 uyarınca devreden eşin malvarlığına eklenir ve katılma alacağı bu değer üzerinden hesaplanır. Burada kilit unsur, süreden ziyade **kötü niyetin varlığıdır**.