5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen 'hükmün açıklanmasının geri bırakılması' (HAGB) kurumunun uygulanabilmesi için mağdurun uğradığı zararın giderilmesi bir koşul mudur? Israrlı takip (TCK m. 123/A) suçunda bu koşulun aranıp aranmayacağını, suçun niteliğini dikkate alarak açıklayınız.
Evet, CMK m. 231/6-c uyarınca, HAGB kararı verilebilmesi için aranan koşullardan biri, 'suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi'dir. Bu, HAGB'nin en önemli objektif koşullarından biridir. Zarar giderilmeden, diğer şartlar oluşsa bile HAGB kararı verilemez. Ancak bu kural, **doğrudan ve somut bir maddi zararın** ortaya çıktığı suçlar için geçerlidir. Örneğin, hırsızlık suçunda çalınan malın bedeli, mala zarar verme suçunda onarım bedeli gibi hesaplanabilir bir maddi zarar söz konusudur. **Israrlı Takip Suçunda Zararın Giderilmesi Koşulu:** Metinde de belirtildiği üzere, ısrarlı takip (TCK m. 123/A) suçunda HAGB kararı verilebilmesi için **zararın giderilmesi koşulu aranmaz.** Bunun temel nedeni, ısrarlı takip suçunun niteliği gereği, mağdurun **doğrudan ve somut bir maddi zarara uğramasının suçun tipik bir sonucu olmamasıdır.** Bu suçun koruduğu hukuki değer, kişinin huzur ve sükunu, manevi bütünlüğü ve güvenlik duygusudur. Suçun sonucunda ortaya çıkan zarar, manevi niteliktedir ('ciddi bir huzursuzluk', 'güvenlik endişesi'). Manevi zararlar ise, CMK m. 231'deki 'zararın giderilmesi' koşulu kapsamında değerlendirilmez. Mağdurun, failin eylemleri nedeniyle psikolojik destek almak için masraf yapması veya taşınmak zorunda kalması gibi durumlar, suçun **dolaylı maddi zararları** olarak kabul edilir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, HAGB için giderilmesi gereken zarar, suçun doğrudan ve zorunlu sonucu olan maddi zarardır. Dolaylı zararlar bu kapsamda değildir. Sonuç olarak, ısrarlı takip suçu, doğası gereği doğrudan bir maddi zarar meydana getirmediğinden, bu suçtan yargılanan sanık hakkında HAGB kararı verilebilmesi için 'zararın giderilmesi' koşulunun yerine getirilmesi beklenmez. Diğer subjektif (sanığın kişiliği, pişmanlığı vb.) ve objektif (ceza miktarı, sabıkasızlık) koşulların varlığı HAGB kararı için yeterlidir.