5271 sayılı CMK'nın 193/2. maddesi, sanığın sorgusu yapılmamış olsa dahi hangi koşulda davanın yokluğunda bitirilebileceğini düzenlemektedir? Bu hükmün 'yüzyüzelik' ve 'doğrudan soru sorma' ilkeleriyle olan ilişkisini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #172370

CMK'nın 193/2. maddesi, 'Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir.' hükmünü amirdir. Bu hüküm, ceza muhakemesinin temel ilkelerinden olan 'yüzyüzelik' ilkesine önemli bir istisna getirmektedir. **Koşulları:** Bu istisnanın uygulanabilmesi için iki temel koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir: 1. **Sanığın Sorgusunun Yapılamamış Olması:** Sanığa ulaşılamaması, kaçak olması veya başka bir nedenle duruşmaya getirilip sorgusunun yapılamamış olması gerekir. 2. **Mahkumiyet Dışında Bir Karar Verilmesi Gerekliliği:** Mahkemenin, dosyadaki mevcut delilleri (tanık beyanları, belgeler, raporlar vb.) değerlendirerek, sanık lehine bir karar verilmesi gerektiği kanaatine ulaşması gerekir. Bu kararlar, CMK m. 223'te sayılan mahkumiyet dışındaki hükümlerdir. En tipik örnekleri şunlardır: * **Beraat Kararı:** Özellikle 'yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması' (CMK m. 223/2-e) gerekçesiyle verilecek beraat kararları. * **Düşme Kararı:** Örneğin, dava zamanaşımının dolması veya şikayetten vazgeçilmesi gibi nedenlerle verilecek düşme kararları. * **Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı:** Kusurluluğu ortadan kaldıran bir nedenin varlığı halinde. **Yüzyüzelik ve Doğrudan Soru Sorma İlkeleriyle İlişkisi:** * **Yüzyüzelik İlkesi:** Bu ilke, davanın taraflarının ve özellikle sanığın, delillerin tartışıldığı duruşmada bizzat hazır bulunmasını ifade eder. Sanığın sorgusu, bu ilkenin en önemli unsurlarından biridir. CMK m. 193/2, bu ilkeye bir istisna getirir. Ancak bu istisnanın gerekçesi, sanığın lehine bir durum yaratmaktır. Sanık hakkında mahkumiyet kararı verilemeyeceği anlaşıldığında, sırf sorgusunu yapmak için yıllarca yakalanmasını beklemek, hem usul ekonomisine aykırı olur hem de sanığın üzerinde 'Demokles'in kılıcı' gibi duran bir davanın gereksiz yere uzamasına neden olur. Kanun koyucu, sanık lehine sonuçlanacak bir dava için yüzyüzelik ilkesinden feragat edilebileceğini kabul etmiştir. * **Doğrudan Soru Sorma Hakkı:** Bu hak, tarafların delillere ve özellikle tanıklara doğrudan soru yöneltebilmesidir. Sanığın yokluğunda dava bitirildiğinde, sanık bu hakkını kullanamamış olur. Ancak kanun, sanığın aklanacağı (beraat edeceği) veya davanın düşeceği bir durumda, bu hakkın kullanılmamasının onun aleyhine bir sonuç doğurmayacağını varsayarak bu istisnaya izin vermiştir. Eğer mahkumiyet ihtimali olsaydı, sanığın yokluğunda yargılama yapılıp hüküm kurulması bu hakların ağır bir ihlali olurdu.