Anayasa Mahkemesi'nin temel görevlerinden olan 'kanunların anayasaya uygunluk denetimi (norm denetimi)' ile 'bireysel başvuru' yoluyla yaptığı denetim arasındaki temel farklar nelerdir? Bireysel başvurunun, bir temyiz incelemesi olarak algılanmasının yanlışlığını, başvuru merciinin niteliğini dikkate alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #172365

Anayasa Mahkemesi'nin bu iki temel görevi, denetimin konusu, amacı ve niteliği bakımından birbirinden tamamen farklıdır. **Temel Farklar:** 1. **Denetimin Konusu:** * **Norm Denetimi (Soyut/Somut):** Denetimin konusu, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi gibi **genel, soyut ve objektif hukuk kurallarının (normların)** kendisidir. Mahkeme, bu kuralların Anayasa'ya uygun olup olmadığını inceler. * **Bireysel Başvuru:** Denetimin konusu, bir hukuk kuralı değil, kamu gücü tarafından gerçekleştirilen ve bir bireyin temel hakkını ihlal ettiği iddia edilen **somut bir eylem, işlem veya yargı kararıdır.** 2. **Denetimin Amacı:** * **Norm Denetimi:** Amaç, anayasaya aykırı kanunların hukuk sisteminden çıkarılmasını sağlayarak **objektif hukuk düzenini korumaktır.** * **Bireysel Başvuru:** Amaç, kamu gücünün ihlali sonucu mağdur olan **bireyin sübjektif hakkını korumak** ve ihlali ortadan kaldırmaktır. 3. **Kararın Etkisi:** * **Norm Denetimi:** AYM bir kanun hükmünü iptal ederse, bu karar geriye yürümemekle birlikte **herkes için bağlayıcıdır** ve o kural hukuk sisteminden kalkar. * **Bireysel Başvuru:** AYM bir hak ihlali kararı verirse, bu karar kural olarak sadece **başvurucu için sonuç doğurur.** Mahkeme, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına veya tazminata hükmedebilir. Karar, benzer durumdakiler için emsal teşkil etse de, doğrudan herkesi bağlayıcı bir iptal sonucu doğurmaz. **Bireysel Başvurunun Temyiz İncelemesi Olmaması:** Bireysel başvurunun bir temyiz (veya süper temyiz) incelemesi olarak algılanması yanlıştır. Metinde de bu yanlış algıya dikkat çekilmektedir. Bunun sebebi şudur: * **Temyiz İncelemesi:** Yargıtay veya Danıştay gibi temyiz mercileri, ilk derece veya istinaf mahkemesi kararlarının **hukuka ve kanuna uygun olup olmadığını** denetler. Delillerin doğru takdir edilip edilmediğini, usul kurallarının doğru uygulanıp uygulanmadığını inceler. Yani bir 'hukuki uygunluk' denetimi yapar. * **Bireysel Başvuru İncelemesi:** Anayasa Mahkemesi ise, ilk derece veya temyiz mahkemesi kararının kanuna uygun olup olmadığıyla ilgilenmez. AYM'nin denetlediği şey, o kararın veya yargılama sürecinin bir bütün olarak, Anayasa'da güvence altına alınan **temel bir hakkı (adil yargılanma, ifade özgürlüğü, mülkiyet hakkı vb.) ihlal edip etmediğidir.** AYM, bir 'kanun yolu mercii' değil, bir 'hak ihlali' merciidir. Bu nedenle, yerel mahkeme kararının hukuken isabetli olup olmadığını değil, o kararın bir hak ihlaline yol açıp açmadığını inceler. Metinde bu durum, 'Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvuru, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’ne yapılan başvurunun Türkiye Cumhuriyeti’ne getirilmiş şeklidir' ifadesiyle özetlenmiştir.