Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (HMK) ıslah yoluyla ikinci tanık listesi verilmesi neden yasaklanmıştır? Bu yasağın temelindeki usul hukuku ilkesi nedir ve Yargıtay bu kuralı emredici nitelikte mi kabul etmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #172354

HMK'nın 240. maddesinin 2. fıkrası, 'Tanık listesi için kesin süre verildiği ve bu süre içinde listenin verilmediği takdirde, tarafın o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı' düzenlemesini içerir. Davanın başında sunulan dilekçelerde tanık bildirilmemiş ve hakim tarafından tanık bildirmek için verilen kesin süre de kaçırılmışsa, sonradan tanık bildirilemez. Benzer şekilde, bir tanık listesi verildikten sonra, kural olarak ikinci bir tanık listesi verilemez. Islah, bu kuralın aşılması için bir yol olarak kullanılamaz. Bu yasağın temelindeki usul hukuku ilkeleri şunlardır: 1. **Yargılamanın Süratlendirilmesi (Usul Ekonomisi) İlkesi:** Tarafların yargılamanın her aşamasında yeni tanıklar bildirmesine izin verilmesi, davaların makul sürede sonuçlandırılmasını engeller ve yargılamayı sonu gelmez bir sürece dönüştürebilir. Kanun koyucu, delillerin belirli bir aşamada (genellikle dilekçeler teatisi veya ön inceleme) toplanmasını öngörerek yargılamayı hızlandırmayı amaçlamıştır. 2. **Dürüst Davranma ve Hakkın Kötüye Kullanılmaması İlkesi (TMK m. 2):** Tarafların, davayı uzatmak veya karşı tarafı şaşırtmak amacıyla stratejik olarak tanıklarını parça parça bildirmesinin önüne geçilmek istenir. Delillerin başlangıçta dürüstçe ortaya konulması esastır. **Yargıtay'ın Yaklaşımı:** Yargıtay, ikinci tanık listesi verme yasağını, **kamu düzeni ile ilgili, emredici nitelikte** bir kural olarak kabul etmektedir. Bu nedenle, bu yasağın ıslah yoluyla aşılamayacağı yönünde istikrarlı bir içtihadı vardır. Islah, tarafların kendi yaptıkları usul işlemlerini (iddia ve savunmalarını) düzeltmelerine olanak tanır, ancak kanunun kamu düzeni amacıyla koyduğu emredici bir yasağı (delil bildirme süreleri gibi) bertaraf etme imkanı vermez. Eğer bir taraf, ıslah dilekçesiyle yeni vakıalar ileri sürmüşse, Yargıtay, sadece bu **yeni vakıaların ispatına özgü olmak kaydıyla** yeni tanık dinletilebileceğini istisnai olarak kabul etmektedir. Ancak bu durum, tamamen yeni bir tanık listesi sunma serbestisi anlamına gelmez ve sadece ıslahla ileri sürülen yeni olgularla sınırlıdır. Genel kural, ıslahla ikinci tanık listesi verilemeyeceği yönündedir.