Anlaşmalı boşanma davasında, tarafların mal paylaşımı konusunda bir anlaşma yapmamış olmaları ve protokolde bu haktan feragat ettiklerine dair bir ibare bulunmaması durumunda, boşanma kesinleştikten sonra mal rejimin tasfiyesi için dava açılabilir mi? Açılabilirse, bu davanın zamanaşımı süresi ne kadardır ve hangi tarihten itibaren işlemeye başlar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #172345

Evet, anlaşmalı boşanma davasında mal paylaşımına ilişkin bir düzenleme yapılmamış ve taraflar bu yöndeki haklarından açıkça feragat etmemişlerse, boşanma kararı kesinleştikten sonra mal rejiminin tasfiyesi için ayrıca dava açılması mümkündür. Anlaşmalı boşanma protokolünde mal paylaşımının düzenlenmesi zorunlu bir unsur değildir. Taraflar sadece boşanma ve fer'ileri (nafaka, velayet, tazminat) konusunda anlaşıp, mal paylaşımını daha sonraya bırakabilirler. Eğer protokolde 'taraflar mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan her türlü alacak hakkından karşılıklı olarak feragat etmişlerdir' gibi açık ve kesin bir feragat beyanı yoksa, mal paylaşımı talep etme hakkı saklı kalır. **Zamanaşımı Süresi ve Başlangıcı:** Mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak davaları (katılma alacağı, katkı payı, değer artış payı) için uygulanacak zamanaşımı süresi, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ve 01.02.2012 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Türk Borçlar Kanunu'ndaki genel dava zamanaşımı süresi olan **10 yıldır**. Bu 10 yıllık zamanaşımı süresi, mal rejiminin sona erdiği andan, yani **anlaşmalı boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren** işlemeye başlar. Boşanma davasının açıldığı tarih değil, kararın kesinleştiği tarih esas alınır. Dolayısıyla, anlaşmalı olarak boşanan eş, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde mal paylaşımı davası açma hakkına sahiptir. Bu süre geçtikten sonra açılan dava, davalının zamanaşımı defini ileri sürmesi halinde reddedilir.