Bir ceza davasında, sanık hakkında ek savunma hakkı doğuran bir durum ortaya çıktığında, örneğin suç vasfı değiştiğinde, sanığın veya müdafiinin ek savunmasını hazırlamak için süre talep etmesi halinde mahkemenin bu talebi reddetme takdiri var mıdır? (CMK m. 226/3)
Hayır, mahkemenin bu talebi reddetme takdiri yoktur. CMK'nın 226. maddesinin 3. fıkrası, 'Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir.' şeklinde emredici bir hüküm içermektedir. Bu hüküm, mahkemeye bir takdir hakkı tanımamaktadır. Savunma hakkı, adil yargılanma hakkının en temel ve vazgeçilmez unsurudur. Suçun hukuki niteliğinin değişmesi veya cezayı ağırlaştırıcı bir sebebin ortaya çıkması gibi durumlar, sanığın savunma stratejisini temelden etkileyebilecek yeni olgulardır. Sanığın veya müdafiinin, bu yeni duruma karşı hazırlık yapmadan, delillerini toplamadan veya hukuki argümanlarını oluşturmadan derhal savunma yapmaya zorlanması, savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir. Kanun koyucu bu nedenle, 'istem üzerine' sanığa süre verilmesini bir zorunluluk olarak düzenlemiştir. Mahkeme, sanığa veya müdafiine ek savunma hakkını hatırlatır. Eğer sanık veya müdafii, 'hemen savunma yapabilirim' derse, duruşmaya devam edilebilir. Ancak, sanık veya müdafii, 'savunmamı hazırlamak için süre istiyorum' şeklinde bir talepte bulunursa, mahkeme bu talebi kabul ederek duruşmayı ertelemek ve makul bir süre vermek zorundadır. Bu talebin reddedilerek yargılamaya devam edilmesi ve hüküm kurulması, CMK m. 226/3'e açık aykırılık teşkil eder ve Yargıtay tarafından mutlak bir bozma sebebi olarak kabul edilir.