5271 sayılı CMK'nın 41. maddesine göre 'eski hale getirme' talebinde bulunma süresi ne kadardır ve hangi andan itibaren başlar? Süresinde temyiz edilmeyen bir karara karşı, avukatın raporlu olması gibi bir mazeretle eski hale getirme talebinde bulunulduğunda, bu talebi inceleme ve karara bağlama yetkisi hangi yargı merciine aittir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #172333

5271 sayılı CMK'nın 41. maddesinin 1. fıkrasına göre, eski hâle getirme dilekçesi, süreye uyulmamasında kusuru olmayan kişinin önündeki **engelin kalkmasından itibaren yedi gün (24.10.2019 tarihli 7188 sayılı Kanun değişikliği ile bu süre 'iki hafta' olarak değiştirilmiştir. Metindeki kararlar eski düzenlemeye atıf yapmaktadır)** içinde, süreye uyulduğunda usule ilişkin işlemleri yapacak olan mahkemeye verilir. Sürenin başlangıcı, kanuni sürenin bittiği an değil, temyiz gibi usuli işlemi yapmaya engel olan durumun (hastalık, mücbir sebep vb.) ortadan kalktığı andır. Dilekçe sahibi, kusuru olmadığına ilişkin olguları ve delillerini (örn: sağlık raporu) dilekçesine eklemelidir. Süresinde temyiz edilmeyen bir karara karşı eski hale getirme talebinde bulunulduğunda, bu talebi inceleme ve karara bağlama yetkisi, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, **doğrudan Yargıtay'ın ilgili ceza dairesine aittir.** Bu durumun gerekçesi şudur: Eski hale getirme talebi, kaçırılan usuli işlemle (örneğimizde temyiz) birlikte ileri sürülür. Temyiz istemini inceleme mercii Yargıtay olduğuna göre, temyiz süresinin kaçırılmasına ilişkin mazereti ve eski hale getirme talebini de yine aynı merciin, yani Yargıtay'ın değerlendirmesi gerekir. İlk derece mahkemesinin veya bölge adliye mahkemesinin, Yargıtay'ın inceleyeceği bir temyiz talebinin süresinde olup olmadığına veya eski hale getirme şartlarının oluşup oluşmadığına dair verdiği 'temyiz talebinin reddi' kararları, **hukuken geçersiz ve yok hükmündedir.** Yargıtay, bu tür ek kararları kaldırarak, hem eski hale getirme talebini hem de (talebi yerinde görürse) temyiz istemini kendisi inceler. (Bkz: Yargıtay 6. Ceza Dairesi E: 2014/12244, K: 2018/272; Yargıtay 2. Ceza Dairesi E: 2016/19752, K: 2017/685).