Geçersiz bir taşınmaz satış sözleşmesine dayanarak ödenen bedelin iadesi talebinde, mahkemenin öncelikle taşınmazın rayiç bedelini hesaplayan bir bilirkişi raporu alması ve tarafların bu rapora itiraz etmemesi, davacı lehine 'taşınmazın rayiç bedeli üzerinden' bir usuli kazanılmış hak doğurur mu? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2022/3-508 E., 2023/226 K. sayılı kararında bu durum nasıl yorumlanmıştır?
Hayır, bu durum davacı lehine bir usuli kazanılmış hak doğurmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ilgili kararında da vurgulandığı üzere, hukuki nitelendirmeyi yapmak ve uygulanacak hukuk kurallarını belirlemek hakimin görevidir. Bilirkişi raporu ise takdiri bir delildir ve hakim bu raporla bağlı değildir (HMK m. 282). **Olayın Hukuki Niteliği:** Resmi şekil şartına (tapuda yapılma) uyulmadığı için geçersiz olan bir taşınmaz satış sözleşmesinde taraflar, verdiklerini ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilirler. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bu tür iadelerde 'denkleştirici adalet' ilkesi uygulanır. Bu ilke, davacının ödediği satış bedelinin, ödeme tarihindeki alım gücünün, çeşitli ekonomik göstergeler (enflasyon, altın, döviz vb.) dikkate alınarak dava tarihindeki alım gücüne ulaştırılması ve bu güncellenmiş bedelin iadesini gerektirir. Davacı, taşınmazın rayiç bedelini talep edemez. **YHGK Kararının Değerlendirmesi:** 1. **Hatalı Bilirkişi Raporu:** Mahkemenin ilk aldığı ve taşınmazın rayiç bedelini hesaplayan bilirkişi raporu, davanın hukuki niteliğine ve uygulanması gereken 'denkleştirici adalet' ilkesine aykırıdır. Bu rapor, hukuken hükme esas alınmaya elverişli değildir. 2. **Usuli Kazanılmış Hak Oluşmaması:** Tarafların hukuken hatalı ve hükme esas alınamayacak bir rapora itiraz etmemiş olmaları, o raporun içeriğini mahkeme için bağlayıcı kılmaz ve davacı lehine bir usuli kazanılmış hak yaratmaz. Hakim, raporun hukuka ve olaya uygun olmadığını fark ettiğinde, kendiliğinden yeni bir bilirkişi raporu alabilir veya mevcut raporu dikkate almayabilir. Usuli kazanılmış hak, hukuka uygun usul işlemleri üzerinden doğar. 3. **Hakimin Rolü:** YHGK, kararında, mahkemenin sonradan yanılgıyı fark ederek 'denkleştirici adalet' ilkesine uygun, yani satış bedelinin güncel değerini hesaplayan ikinci bir rapor almasını ve bu rapora göre karar vermesini doğru bulmuştur. Hukuken hatalı bir rapora göre davayı çözümlemek zorunda kalmak, hakimin maddi gerçeğe ulaşma amacıyla bağdaşmaz. Sonuç olarak, hukuki nitelendirme ve uygulanacak hukuk kuralı (denkleştirici adalet) yanlış olan bir bilirkişi raporuna tarafların itiraz etmemesi, mahkemeyi bağlayan bir usuli kazanılmış hak doğurmaz.