Bir ceza davasında, sanığın eşi olan tanık dinlenirken, tanıklıktan ve yeminden çekinme hakkının hatırlatılmaması (CMK m. 45, 51) ve bu tanığın beyanının mahkumiyet hükmüne esas alınması, yargılama hukuku açısından nasıl bir sonuç doğurur? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını ilgili kararlara atıfta bulunarak açıklayınız.
CMK m. 45, sanığın eşi, nişanlısı, kan veya kayın hısımlığından üstsoy veya altsoyu gibi yakınlarına tanıklıktan çekinme hakkı tanımıştır. CMK m. 51 ise, bu kişilere yemin verip vermemenin hakimin takdirinde olduğunu, ancak bu kişilerin yemin etmekten de çekinebileceklerini ve bu hususun kendilerine bildirilmesinin zorunlu olduğunu düzenler. Bu hakların tanığa hatırlatılması, savunma hakkıyla ve adil yargılanma ilkesiyle doğrudan bağlantılı, emredici bir usul kuralıdır. Sanığın eşi olan tanığa, tanıklıktan ve yeminden çekinme hakkı usulüne uygun olarak hatırlatılmadan beyanının alınması ve bu beyanın mahkumiyet hükmüne esas alınması, **mutlak bir bozma sebebidir.** Bu şekilde elde edilen tanık beyanı, hukuka aykırı bir delil niteliği kazanır ve hükme dayanak yapılamaz. Yargılamanın temelini oluşturan bir delilin hukuka aykırı yöntemle elde edilmesi, kurulan hükmü de sakatlar. Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı istikrarlıdır. Örneğin, **Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin E:2018/7269, K:2018/20256 sayılı kararında**, sanığın kayınvalidesi olan tanığa çekinme hakkı hatırlatılmadan ifadesinin alınması ve bu ifadenin hükme esas alınması, kanun yararına bozma sebebi olarak görülmüştür. Benzer şekilde, **Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin E:2009/45, K:2010/4053 sayılı kararında**, olayı gören tek tanık olan sanığın eşinin, çekinme hakları hatırlatılmadan dinlenmesi, CMK m. 51'e aykırılık teşkil ettiği için hükmün bozulması gerektiği belirtilmiştir. Bu kararlar, çekinme hakkına sahip tanığın usulüne uygun uyarılmamasının, beyanını delil olarak geçersiz kıldığını ve bu delile dayanılarak hüküm kurulamayacağını net bir şekilde ortaya koymaktadır. Mahkemenin yapması gereken, bu usuli eksikliği gidermek, tanığı yeniden usulüne uygun olarak dinlemek ve tüm delilleri birlikte değerlendirerek yeni bir karar vermektir.