Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçunda (TCK m. 188), suçun 'üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi' hali (TCK m. 188/5) hangi koşullarda uygulanır? Yargıtay kararları ışığında, faillerden birinin 'yardım eden' sıfatıyla suça katılması veya faillerin 'alıcı' ve 'satıcı' olarak farklı yönlerde hareket etmesi durumunda bu artırım hükmü uygulanabilir mi?
TCK m. 188/5'e göre, uyuşturucu ticareti suçunun 'üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi' halinde ceza yarı oranında artırılır. Yargıtay uygulamasına göre bu artırım hükmünün uygulanabilmesi için sıkı şartlar aranmaktadır: 1. **Müşterek Faillik Şartı:** 'Birlikte işleme' ifadesi, TCK m. 37/1 kapsamında 'müşterek faillik' olarak yorumlanmaktadır. Faillerin suçu işleme konusunda ortak bir iradeye sahip olmaları ve suçun işlenişi üzerinde ortak bir hakimiyet kurmaları gerekir. Bu nedenle, faillerden birinin eylemi TCK m. 39 kapsamında 'yardım eden' niteliğinde ise, bu kişi 'birlikte işleyen' sayılmaz ve TCK m. 188/5 hükmü uygulanamaz. (Bkz: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/8847, K. 2022/9075). 2. **'Aynı Yönde' Hareket Etme Şartı:** Yargıtay, artırımın uygulanabilmesi için en az üç failin iradelerinin 'aynı yönde' birleşmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu, faillerin aynı amaç doğrultusunda, benzer veya tamamlayıcı roller üstlenerek hareket etmeleri anlamına gelir. Örneğin, bir kişinin uyuşturucu maddeyi 'temin eden', diğer ikisinin 'nakleden' olması durumunda aynı yönde hareket söz konusu olabilir. Ancak, uyuşturucuyu 'satan' kişiler ile 'ticari amaçla satın alan' kişilerin iradeleri farklı yönlerdedir. Alıcı ve satıcı, karşılıklı ve zıt menfaatlere sahip olduklarından, eylemleri 'aynı yönde' kabul edilmez. Bu durumda, alıcı ve satıcılar birlikte sayılarak TCK m. 188/5 uygulanamaz. (Bkz: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/9936, K. 2021/10023). 3. **Hüküm Kurulan Sanık Sayısı:** Artırım hükmünün uygulanabilmesi için, yargılama sonunda en az üç kişi hakkında birlikte hareket ettikleri gerekçesiyle mahkumiyet kararı verilmelidir. Dosyası ayrılan (tefrik edilen) veya beraat eden sanıklar, bu sayıya dahil edilemez. (Bkz: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/12082, K. 2021/4723).