Boşanmaya ilişkin yabancı mahkeme ilamının tanınması davasında, davalının yetki itirazı kabul edilerek dosya yetkili mahkemeye gönderilmiştir. Yetkili mahkemede dava esastan davacı lehine sonuçlanmıştır. Davalı, yetki itirazının kabul edilmesi nedeniyle kendi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini iddia etmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2017/2-3004, K. 2019/217 sayılı kararı ışığında, davalının bu talebinin hukuki dayanağını ve HMK m. 331/2'nin yargılama giderlerinden sorumluluğa etkisini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #172306

Davalının talebi hukuki dayanaktan yoksundur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 326. maddesi uyarınca yargılama giderleri, kural olarak aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir. HMK'nın 331/2. maddesi ise, 'görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder' düzenlemesini getirmiştir. Bu hüküm, 1086 sayılı HMUK dönemindeki uygulamayı değiştirmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2017/2-3004, K. 2019/217 sayılı kararında belirttiği üzere, yargılamanın tekliği esası benimsenmiştir. Yetki itirazının kabulü, davalı lehine usuli bir kazanım olsa da, davanın esasını çözmeyen bir ara karardır ve davalıyı davanın esası yönünden haklı kılmaz. Yargılama giderlerine hükmedilirken davanın sonunda kimin haklı, kimin haksız çıktığına bakılır. Somut olayda, dava esastan davacı lehine sonuçlandığı için haksız çıkan taraf davalıdır. Bu nedenle, davalının sırf yetki itirazı kabul edildi diye lehine vekalet ücretine hükmedilmesi, HMK m. 326 ve 331/2'nin ruhuna aykırı olacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da bu gerekçeyle, yetkili mahkemede devam eden davada, kabul görmüş bir yetki itirazının varlığı sebebiyle davalı lehine ayrıca bir yargılama giderine hükmedilmeyeceğine karar vermiştir.