Hırsızlık suçunda (TCK m. 141, 142) zincirleme suç hükümlerinin (TCK m. 43) uygulanabilmesi için aranan temel şart nedir? Sanığın, bir apartmanın otoparkından birden fazla kişiye ait eşyaları çalması, ancak bu eşyaların farklı kişilere ait olduğunu bilmemesi veya bilebilecek durumda olmaması halinde, eylemi tek bir suç mu sayılır yoksa mağdur sayısınca suç mu oluşur? Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2017/139 sayılı kararındaki ilkeyi açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #172301

Hırsızlık suçunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için TCK m. 43/1 uyarınca aranan temel şart, 'aynı suçun aynı mağdura karşı değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi'dir. Eğer suçun mağduru farklı kişiler ise, kural olarak zincirleme suç hükümleri uygulanamaz ve mağdur sayısınca ayrı hırsızlık suçu oluşur. Ancak Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında da belirtildiği gibi, bu kuralın uygulanmasında sanığın manevi unsuru (kasta) da dikkate alınır. Sanığın, bir yerden (örneğin bir otoparktan veya bir evden) çaldığı eşyaların birden fazla kişiye ait olduğunu 'biliyor veya bilebilecek durumda' ise, mağdur sayısınca suç oluşur. Fakat, somut olayın özelliklerine göre, sanığın çaldığı eşyaların farklı kişilere ait olduğunu bilmesi veya öngörmesi mümkün değilse, 'şüpheden sanık yararlanır' (in dubio pro reo) ilkesi gereğince, eylemi 'tek bir hırsızlık suçu' olarak kabul edilir. Bu durumda, birden fazla kişiye ait mal çalınmış olsa bile, sanığın kastı tek bir eyleme yönelik olduğu için tek suçtan hüküm kurulur ve zincirleme suç hükümleri uygulanmaz.