657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre, yurt dışında maaşlı olarak gönderilen bir memur ile maaşsız izinli sayılarak yurt dışında bulunan bir memurun, bu süreler açısından mecburi hizmet yükümlülükleri aynı mıdır? Danıştay Sekizinci Dairesi'nin 2000/1384 E., 2000/5427 K. sayılı kararındaki ayrımı açıklayınız.
Hayır, aynı değildir. Danıştay Sekizinci Dairesi'nin ilgili kararına göre, bu iki durum arasında mecburi hizmet yükümlülüğü açısından net bir ayrım yapılmalıdır: 1. Maaşlı Olarak Gönderilme (Yetiştirme Amacıyla): 657 sayılı Kanun'un 224/2. maddesi, 'yetiştirilmek, eğitilmek, bilgilerini artırmak veya staj yapmak üzere' 3 ay ve daha fazla süreyle dış memleketlere gönderilen memurların, yurt dışında kaldıkları sürenin 'iki katı kadar' mecburi hizmetle yükümlü olduğunu belirtir. Kararda atıf yapılan 2547 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca doktora eğitimi için yurt dışına gönderilen araştırma görevlisi de bu kapsamdadır ve yurt dışında maaşlı olarak geçirdiği sürenin iki katı kadar mecburi hizmet yapmak zorundadır. 2. Maaşsız İzinli Sayılma: Bir memurun, 2547 sayılı Kanun'un 39. maddesi veya 657 sayılı Kanun'un ilgili maddesi (örneğin eş durumu nedeniyle) uyarınca 'maaşsız izinli' sayılarak yurt dışında bulunduğu süreler için mecburi hizmet yükümlülüğü doğmaz. Danıştay, 657 sayılı Kanun'un 224/2. maddesindeki 'gönderilme şekillerine bakılmaksızın' ibaresinin, gönderilmenin maaşlı-maaşsız olmasını değil, gönderiliş amacını (eğitim, staj vb.) belirttiğini; dolayısıyla devletin bir harcama yapmadığı, memurun maaşsız izinli olduğu sürelerin mecburi hizmet hesabına dahil edilemeyeceğini karara bağlamıştır. Bu süreler, devlet tarafından yapılan bir yatırımı temsil etmediği için karşılığında bir hizmet yükümlülüğü de gerektirmez.