Bir sanık hakkında, parada sahtecilik suçundan dolayı farklı tarihlerde işlediği birden fazla eylem nedeniyle dava açılmıştır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bu eylemler arasında zincirleme suç (TCK m. 43) hükümleri uygulanır mı? Uygulanmıyorsa, bu suç tipinin hangi özelliğinden kaynaklanmaktadır?
Hayır, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre parada sahtecilik (kalpazanlık - TCK m. 197) suçunda zincirleme suç hükümleri uygulanmaz. Bu durum, suçun hukuki niteliğinden kaynaklanmaktadır. Parada sahtecilik suçu, 'mütemadi (kesintisiz) suç' veya 'genel tehlike suçu' niteliği taşıyan ve fiilin tekliği ilkesinin özel bir yorumla uygulandığı bir suç tipidir. Failin farklı zamanlarda birden fazla sahte para basması, bunları nakletmesi veya piyasaya sürmesi, ayrı ayrı suçlar olarak değil, tek bir suç işleme kararının devamı niteliğinde, tek bir suçun parçaları olarak kabul edilir. Suçun kanuni tanımı, bu tür tekrarlanan ve devam eden eylemleri zaten bünyesinde barındırır. Korunan hukuki yarar, paranın tedavülündeki kamu güveni olup, bu güven tek bir eylemle sarsılır ve sonraki eylemler bu sarsıntıyı devam ettirir. Bu nedenle, failin her bir eylemi için ayrı ayrı ceza verilir (gerçek içtima uygulanır), zincirleme suç hükümleri uygulanarak tek bir ceza verilip artırıma gidilmez.