İdari yargıda, derdest bir davaya üçüncü bir kişinin 'asli müdahil' olarak katılmasının, o davanın niteliği üzerinde nasıl bir etkisi olur? Çekişmesiz bir yargı işine asli müdahalede bulunulması mümkün müdür ve bu durumda işin niteliği nasıl değişir?
İdari yargıda asli müdahale, mevcut davaya (asıl dava) ek olarak, müdahilin ilk davanın taraflarına karşı açtığı yeni ve bağımsız bir dava niteliğindedir. Bu durum, asıl davanın taraflarını, asli müdahale davasının 'davalıları' konumuna getirir ve mahkemenin aynı anda iki davayı birlikte yürütmesini gerektirir. Bu, yargılamayı daha karmaşık hale getirir, ancak çelişkili kararların önlenmesini sağlar. Çekişmesiz bir yargı işine asli müdahalede bulunulması mümkündür. Çekişmesiz yargı işleri, tanımı gereği karşı tarafın bulunmadığı veya taraflar arasında bir uyuşmazlığın olmadığı işlerdir. Ancak, bir üçüncü kişi, bu işin sonucundan etkilenecek bir hakka sahip olduğunu iddia ederek asli müdahalede bulunursa, bu durum işin niteliğini değiştirir. Asli müdahale ile birlikte, daha önce hasımsız olarak görülen çekişmesiz yargı işi, taraflar (asli müdahil ve ilk başvurucu) arasında bir uyuşmazlığın ortaya çıkmasıyla 'çekişmeli bir yargı işine' (davaya) dönüşür. Bu andan itibaren, çekişmeli yargılama usulü kuralları uygulanmaya başlar.