Bir idari davada, davalı idarenin savunmasını beklemeden 'yürütmenin durdurulması' kararı verilebilen istisnai durum nedir? Hangi tür idari işlemler bu kapsamda değerlendirilmez?
İdari yargıda kural olarak, yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için davalı idarenin savunmasının alınması veya savunma süresinin geçmesi beklenir. Ancak İYUK m. 27/2, bu kuralın bir istisnasını düzenlemiştir. Bu istisnai durum, dava konusu idari işlemin 'uygulanmakla etkisi tükenecek' nitelikte olmasıdır. Eğer idari işlem uygulandığında, geri döndürülmesi imkansız veya çok zor sonuçlar doğuracaksa, yani davanın sonunda iptal edilse bile yaratacağı etki ortadan kaldırılamayacaksa, mahkeme idarenin savunmasını almaksızın 'savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere' geçici bir yürütmenin durdurulması kararı verebilir. Örneğin, tarihi bir yapının yıkımına ilişkin bir kararın uygulanması gibi. Ancak, aynı kanun maddesi, hangi işlemlerin bu kapsamda sayılmayacağını da belirtmiştir. Buna göre, 'kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler', kanun tarafından açıkça 'uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz'. Bu nedenle, bu tür personel işlemlerinde mahkeme, idarenin savunmasını almadan yürütmeyi durdurma kararı veremez.